Adsız

30
Haziran

Kamuoyunda Elmalı Davası olarak bilinen dava ile ilgili son günlerdeki gelişmeleri kaygı ile izliyoruz.

Öncelikle, bu davada mağdur statüsünde bulunan çocuklar ile ilgili koruyucu müdahale kapsamında ne yapıldığının kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu vesile ile kamuoyunun faillerin tespiti ve cezalandırılması kadar, mağdurların korunması sürecinin de takipçisi olması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca, çocuk istismarı ile mücadele etmeyi hedefleyen her tür savunu ve medya faaliyetinin de buna yöneltilmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Çocuk istismarı davalarında, mağdurlara dair her tür bilginin gizli tutulması öte yandan süreçler ile ilgili toplumun doğru bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Böylece, çocuk istismarı ile mücadele adı altında çocuk istismarının istismarı niteliğindeki faaliyetler önlenmiş olur.

Elmalı Davasındaki iddialar kadar, bu dava dosyasındaki delillerin paylaşılması, çocukların seslerinin kaydedilmesi ve yayınlanması gibi ikincil mağduriyeti aşan doğrudan istismar sayılacak eylemler mevcuttur. Bu örnek, bugüne kadar değişik biçimlerine maruz kaldığımız çocuk istismarının istismarı niteliğindeki savunu ve medya faaliyetlerinin en vahimidir.

Bu olayda çocukların haklarını açıkça ihlal eden faaliyetlerin sorumlularının tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun için başta davayı takip eden Barolar olmak üzere bu sürece dahil olmuş kişilerin mensubu oldukları meslek örgütlerini göreve davet ediyoruz.

Davanın seyri ile ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi bu istismarın durdurulması için zorunludur. Hem Adalet Bakanlığı’nı hem de izleme yapan uzmanlık kuruluşlarını kamuoyunu doğru bilgilendirici açıklama yapmaya çağırıyoruz. Toplanan deliller çocukların mağduriyetini ispata yeterli değil ise bunun sebeplerinin açıklanmasını bekliyoruz.

Bundan sonrası için, bütün sivil toplum kurumları ve medya mensuplarını, istismar olgularında başvurulacak savunuculuk ilkelerini belirlemek üzere birlikte çalışmaya davet ediyoruz.

Comments are closed.