Adsız

İstanbul Sözleşmesi hakkında Kamuoyuna Açıklama

Posted by: Nevra Erten Tags: There is no tags | Categories: ETKİNLİKLER

29
Temmuz

Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu olarak son günlerde, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çıkacağına ilişkin açıklamaları üzüntü ve dikkatle takip etmekteyiz.

Kadınlara karşı her türlü şiddet ile aile içi şiddeti önlemeyi ve eğitimden, istihdama, aile içinde ve sosyal toplumda, idari uygulamalarda ve yargı kararlarında cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan Sözleşmeden Türkiye’nin çıkması, son yıllarda saklanması mümkün olmayan oranlarda artan, kadına karşı şiddet vakalarının ve kadın cinayetlerinin daha da artmasına sebep olacaktır.

İstanbul’da imzalanması nedeniyle bir adı da İstanbul Sözleşmesi olan ve Türkiye’nin ilk imzacı devlet olduğu Sözleşme, kişi haklarına ilişkin olması nedeniyle, temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir milletlerarası sözleşme olarak, Anayasa’nın 90/5. maddesi uyarınca kanunlardan da önce gelmekte ve uygulanmak zorundadır.

İmzacı devlet olarak Türkiye’nin, Anayasadan başlamak üzere bütün iç hukuk mevzuatını İstanbul Sözleşmesi’ne göre uyarlamak ve böylelikle bütün kanunlarında, idari uygulama ve yargı kararlarında kadını erkek ile eşit tutarak, her türlü şiddete karşı korunmasını sağlamak ve buna istinaden politikalar üretmek zorunda olduğu Sözleşmeden çıkması, doğrudan kadınlara ve yalnızca kadın oldukları için bugünden çok daha fazla ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmasına yol açacaktır.

Çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetişebilmesi ancak toplumsal cinsiyet eşitliği temelli insan hakları kültürünün benimsendiği, insan haklarının korunduğu ve her türlü ayrımcılık ile şiddetten arındırılmış bir toplum ile mümkündür. Bununla birlikte, çocuklarımızın Birleşmiş Milletler  Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, devlet ve millet olarak korumamız gereken ‘üstün yararlarının’ en başında, şiddetten uzak tutulmaları gelmektedir.

Açıkladığımız tüm bu gerekçelerle, tek amacı kadınları toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden korumak ve ayrımcılıktan kaynaklanan her türlü şiddetin engellenmesini sağlamak olan İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çıkmasına, Çocuk ve Haklarını Koruma Platformu olarak karşı olduğumuzu kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Sözleşme kapsamına giren çocukların da ayrımcılık ve her türlü şiddetten korunarak mutlu bireyler olarak yetişmeleri için önemli olan , 6284 sayılı Ailenin Korunmasına İlişkin Kanun ile İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasının savunucusu ve takipçisi olacağız.

#İstanbulSözleşmesiYaşatır

#ÇocukveHaklarınıKorumaPlatformu

Comments are closed.